 |
 |
|
Türk Sultanları
|
 |
| Babası |
Sultan Alp Arslan |
| Annesi |
? |
| Doğumu |
6 Ağustos 1055 |
| Vefatı |
16 Kasım 1092 |
| Saltanatı |
1072-1092 |
|
|
| Melikşah |
Büyük Selçuklu Sultanı.
6 Ağustos 1055 pazar günü doğan Melikşah, küçük yaşlardan
itibaren babası Sultan Alp Arslan taraından itina ile yetiştirildi.
Heniz 9 yaşındayken vezir Nizamülmülk' ün yanında savaşa katıldı.
1066' da Radgan' da veliaht ilan edildi. Babasının seferleri
sırasında Rey' de kalarak vekalet etti ve devlet işlerinde
mükemmel yetişti.
Melikşah 24 kasım 1072' de babasının şehid edilmesin üzerine
henüz 18 yaşında iken Selçuklu tahtına çıktı. Hükümdarlıüını
kabul etmeyen amcası Kirman meliki Kavurd' u 1073' de Hemedan
yakınlarında yenerek esir etti. Kirman ve çervesini Kavurd'
un çocuklarına bırakan Melikşah, Semerkant hanı ikinci Nasr'
ın ele geçirdiği Tirmiz üzerine yürüdü. Ancak Nasr' ın gelerek
özür dilemesi ve bağlılığını arz etmesi üzerine onu affetti.
1075' de Kafkasya seferine çıkan Sultan Melikşah Kartli bölgesini
hakimiyeti altına aldı ve idaresini emirlerinden Savtigin'
e bıraktı.. Ayrıca kardeşi Tutuş' u Suriye, Emir Porsuk'u
da Anadolu' daki fetihlere memur etti.
Tutuş, 1078' de Fatımiler üzerine yürüyerek Şam' ı fethetti.
Bu sırada Sultan Melikşah' a karşı isyan eden Atsız' ı da
cezalandıran Tutuş, Suriye' yi tamamen ele geçirerek Suriye
Selçukluları Devleti' ni kurdu..
Büyük Selçukluların 1085' de Diyarbekir' i ele geçirmeleri
neticesinde Mervaniler Devleti yıkıldı. Ertesi yıl, Suriye
seferine çıkan Sultan Melikşah, Urfa, Menbic ve Halep kalelerinden
sonra Antalya' da Akdeniz' e dayandı. Burda elbisesini çıkarıp
yere seren ve namaz kılıp Allahü tealanın inayetine şükreden
Sultan, denizden aldığı kumları İran'a götürüp babası Alp
Arslan'ın kabrine serpti ve ;"Babacığım! İşte sana müjde,
henüz bir çocuk olarak bırakmış olduğun oğlun, Allah'ın izniyle
dünyayı baştan sona fethetmiştir." dedi.
Melikşah 1092'de Bağdat'a giderek Hicaz, Yemen ve Aden bölgesinin
alınması amacıyla ordularını sefere hazırladı. Aynı yıl Mekke
ve Medine ile Arabistan yarımadasının büyük bölümü ele geçirildi.
Hac yolları emniyet altına alındı. Sultan Melikşah'ın hedefi,
Kuzey Afrika'yı tamamiyle İslam birliği içersine almaktı.
Ancak bu emeline kavuşamadan Bağdad yakınlarında avlanırken,
hastalanarak 19 Kasım 1092 Cuma günü vefat etti. Naaşı İsfehan'a
nakledilerek kendisi için yaptırdığı medresedeki türbesine
defnedildi.
Sultan Melikşah yirmi senelik saltanatında devletin sınırlarını
Kaşgar'dan Batı Anadolu'ya Kafkasya'dan Yemen'e kadar genişletti.
Orta boylu, geniş omuzlu ve beyaz yüzlü idi. Büyük bir devletin
sultanı olmasına rağmen yumuşak tabiatlı bir zat idi. Sarayında
daima devrin alimleriyle sohbette bulunurr ve kıymatli fikirlerini
alırdı. Her cins silahı mükemmel kullanır, iyi ata binerdi.
Melikşah, bütün Selçuklu ülkelerini imar ettirdi ve halkı
refaha kavuşturdu. Büyük şehirlerde Nizamiye medreselerini
kurdu. İlim, kültür, ziraat, sanayi ve ticaretçok ilerledi.
Nizamülmülk, onun hakkındaki düşüncelerini şöyle dile getiriyordu:"Melikşah,
dindar, alimlere hürmet, zahidlere (dünyaya düşkün olmıyanlara)
iyilik, fakirlere şefkat ve halka adalet gibi, dünyada kimsenin
haiz olmadığı yüksek vasıflara sahip bir cihan hakimdir."
|
|
|
|
|
|
 |
|