|
Osmanlı
padişahlarının yirmi üçüncüsü ve islam halifelerinin seksen
sekizincisi. Sultan İkinci Mıustafa'nın öz kardeşidir. Son
derece zeki ve akıllı idi. Şeyp-i Sultan-i Mehmed ile Seyyid
Feyzullah Efendinin egitim-öğretim altında yetişti. 22 Ağustos
1703'de Edirne'de tahta çıktığı zaman, 30 yaşının içide idi.
Sultan Ahmed Han öncelikle 1703 Edirne vak'asında
isyan çıkaranların elebaşılarını iyi bir siyasetle yakalatıp,
teker teker cezalandırdı. Devletin iç işlerini düzeltti. 1711'de
İsveç kralı on ikinci Şarl (Demirbaş) Ruslara yaptığı savaşı
kaybederek, Osman- lılara ait Ozi kalesine sığınınca, Ruslar
Türk sınırını ihlal ettiler. Bunun üzerine Osmanlı devleti
Rusya'ya harb ilan etti. Nisan 1711'de Baltacı Mehmed Paşa
kumandasındaki Osmanlı ordusu Çar Petro'nun ordusunu Prut
nehri kenarında kıstırdı ise de yeniçerilerin artan itiatsizliği
sebebiyle bir imha hareketine girişemedi. Netşicede Azak ve
çevresindeki Osmanlılara teslimi şartıyla mütareke imzalandı.
Ancak Ruslar antlaşma şartlarını yerine getirmediler.Sultan
ahmed Han'ın Osmanlı Ordusu sadrazam Damad Ali Paşa komtasında
tekrar harekete geçmesi üzerine, Çar Deli Petro antlaşmaya
muymak mecburiyetinde kaldı ve seferden vazgeçildi. Ali Paş
1714'de karadağlıların isyan etmesi üzerine Mora seferine
çıktı ve Karlofça antlaşmasıyla Venediklere geçen bütün kaleleri
birer birer fethetti.
Osmanlıların zaferinden endişeye düşen Alman
Avusturya İmparatorluğu bu fetiklerin tanımadığınıbildirdi.
Bu durum iki devlet arasında harbe yol açtı. 1716'da Petervaradın'de
yapılan sagvaşı Osmanlıların üstün bir vaziyette iken, savaşın
en şiddetli anında Sadrazam Damad Ali Paşa'nın vurularak şehid
düşmesi üzerine kaybettiler. Bu Mağlubiyetin sonunda imzalanan
Pasarofça andlaşmasıyla Belgrad ve Semendre Avusturya'da kalmak
üzere Sava nehri sınır kabul edildi.
Pasarofça antlaşmasından sonra, Türkiye'de
sonraları Lale Devri diye anılan yeni bir devir ve Yeni bir
Hayat başladı. Üçüncü Ahmed Han elli yıldır devam eden savaşlar
sonunda yıpranan orduyu kuvvetlendirmek, ülke için huzuru
sağlamak, imar faaliyetlerine hız vermek, böylece devleti
maddi manevi en yüksek seviyeye çıkarmak istiyordu. Nitekim
bu gayelere humbaracı ocağı ıslah edildi. Matbaa Türkiye'ye
getirelerek, büyük ilim kültür eserleri basılıp dağıtıldı.
Padişa'hın İstanbul'daki ilim, kültür ve san'at çevrelerini
yakından destsklemesi bu sahada büyük bir canlılık uyandırdı.
Yalova'da kağıt, İstanbulda çini kumaş fabrikaları açıldı.İmar
faaliyetleri artarak bir çok yerde kasırlar,yalılar,cami ve
çeşmeler yaptırıldı. Bu devrede İran ile yapılan savaşlar
sonunda Gence, Nahcıvan, Hoy, Selman, Kirmanşah ve Nihavend
gibi şehirler fethedildi.
1718'den 1730'a kadar devam eden sulh ve
sükun devresi, bilhassa sadrazam Damad Nevşehirli İbrahim
Paşa'ya karşı aleyhte bir faaliyetin doğmasına yol açtı. 1730
da Sultan Üçüncü Ahmed Han ve sadrazam İbrahim Paşa'nın İran
seferine çıkmak üzere Üsküdara geçtiği sırada Patrona Halil
adlı şaki etrafına topladığı adamlarla isyan etti. İdareden
memnun olmayanların kendisine katılması ve yeniçerilerin de
olaylara seyirci kalması isyanın büyümesine sebeb oldu. İbrahim
Paşa, iki damadı ile boğularak öldürüldü. Beyhude kan dökülmesini
istemeyen sultan Üçüncü Ahmed Han, tahtı pek çok nasihatla
yeğeni Mahmud'a teslim etti(2 Ekim 1730). Ahmed Han nasihatlarında
:
"Vezirine teslim olma. Daima ahvalini
araştır ve beş-on sene birini vezarette müstakil istihdam
eyleme. Merhamet sahibi ol. Cömertliği elden bırakma. Gayet
tasarruf üzere ol. İşi kendin gör. ele itimat etme. İşte benim
ahvalim, sana nasihat için kafidir. İhtiyaç sahiplerine adaletle
davran. Kimsenin bedduasını alma. Şehzadeler sana emanettir.
Oğlum; devlet işlerini baban ve ben başka- larına bıraktığımızdan
bu durum başımıza geldi. Sen bizzat idareyi ele al" demektedir.
Saltanattan çekildikten sonra ilim ve ibadetle
meşgul olan Ahmad Han, 1 Temmuz 1736 tarihinde 63 yaşında
iken vefat etti. Yeni Camii'de Turhan Valide Sultan türbesine
defn edildi.
Üçüncü Ahmed Han, hassas, açık fikirli,
vatanperver, ilim ve san'at erbabını koruyan, İslamiyet'e
son derece bağlı bir padişahtı. Güzel yazı yani hüsn-i hatta
fevkalade merhamet sahibi idi. Yazdığı Kur'an-ı Kerimlerden
birisini Ravza-i Mutahhera'ya hediyye etti. Topkapı sarayı
girişinde yaptırdığı tarihi çeşmenin kapısındaki kitabesi
de Üçüncü Ahmed'in el yazısıdır. Alim ve şairleri himaye eden
Sultan, şiirlerinde Necib mahlasını kullanırdı.
|