|
Sultan İkinci Bâyezîd Han, Bâyezîd Câmii’ni yaptırınca, bir Cumâ günü câminin
açılışı için geldi ve Baba Yûsuf Sivrihisârî’yi de dâvet etti. Baba Yûsuf Sivrihisârî,
namazdan sonra kürsüye çıkıp vaaz etmeye başladı. Tesirli sözleriyle, Pâdişâh
ve câmide bulunan cemâat ağlamaya başladı ve bu ağlama ile câmi inledi. Câminin
açılışını seyretmek için gelip, dışarıda bekleyen üç Hıristiyan, Baba Yûsuf
hazretlerinin tesirli sözlerinden ve cemâatin topluca ağlamasından çok etkilenmişlerdi.
Bu üç Hıristiyan, müslüman olmaya karar verdiler. Hemen câmiye girip, Baba Yûsuf
Sivrihisârî’nin huzûrunda müslüman oldular. Bu hâdiseyi gören Sultan İkinci
Bâyezîd Han, yaptırdığı Bâyezîd Câmii’nin ilk açılışında böyle bir hâdisenin
vukû bulmasından dolayı çok sevindi. Sonra bunlara pek çok para ve mal hediye
etti. Ayrıca vezîrlerinin de vermelerini söyledi. Böylece müslüman olmakla şereflenen
üç kişi, dünya ve âhiret saâdetine kavuştular.
Baba-oğul gibiydiler..
İkinci Bâyezîd Han, Baba Yûsuf Sivrihisârî’yi çok sever, sohbetinde bulunurdu.
O da Sultanı çok severdi. Baba ve oğulluk sözleşmesi yapmışlardı. Bir sohbetlerinde
pâdişâh ona; “Hacca gideceğin zaman mutlaka bana gel görüşelim” demişti. Bundan
sonra Baba Yûsuf memleketine dönüp, orada bir müddet kaldı. Memleketinde iken
rüyâsında Kâbe’de Hacer-i esved yanında manzûm bir kitap yazması işâret edildi.
O zamana kadar hiç şiir yazmamıştı. Bu rüyâdan sonra şiir yazma kâbiliyeti hâsıl
oldu. Sonra hacca gitmek üzere hazırlanıp, Pâdişâh İkinci Bâyezîd Hanı görmek
üzere İstanbul’a gitti. Pâdişâh ona bir mikdâr altın verip; “Bunlar helâldir.
Kendi elimle kazandım. Bu altınları Resûl-i ekrem sallallahü aleyhi ve sellemin
türbe-i mutahherasının kandillerine harcarsın. Mübârek türbesinin yanında, “Yâ
Resûlallah! Ümmetinin koruyucusu, günahkâr kul Bâyezîd sana selâm söyledi ve
bu helâl altınları türbenin kandillerine yağ almak için gönderdi” dersin. Sonra;
“Bu hediyenin kabûlü için yalvar, senin vâsıtanla kabûl olacağını ümid ediyorum.”
dedi. O da bu isteğini yerine getirmek üzere altınları alıp, vedâlaştı ve yola
çıktı. |